Profile avatar
politivortex.bsky.social
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! #301genciserbestbırakın #ACAB boykotyap.org
35 posts 4,415 followers 5,601 following
Regular Contributor
Active Commenter

CHP’nin önündeki en büyük tehdit, işte bu içerideki iktidar uzantılarıdır. Ve bunlara artık tek bir santim alan bile bırakılmamalı. CHP içinde görünüp iktidar medyasına malzeme taşıyan, kurultayda “usulsüzlük” algısı yaratmak için provokasyon yapan herkes bu rejimin Truva atıdır.

Bu normal bir kurultay değil, partinin tümüyle tasfiye edilmesini önlemek için son anda atılmış zorunlu bir adımdı. İmamoğlu tutuklanmış, kayyum tehdidi kapıya dayanmışken, hâlâ koltuk hesabı yapanlar, liste delmeye çalışanlar, afiş asanlar bu partinin değil, bu rejimin iş birlikçileridir.

AKP’nin iktidara gelişi sanıldığı kadar “millet iradesi” değil; büyük sermayenin desteği, dış güçlerin müdahalesi ve içerideki çöküşün sonucuydu. Medusa’nın Salı ilk bölümü bu karanlık süreci çarpıcı biçimde anlatıyor. Mutlaka vakit ayırıp izlememizi tavsiye ederim.

Bu tablo, Türkiye’de hukukun artık bir vitrinden ibaret olduğunun belgesidir. Adam öyle rahat, öyle pervasız konuşuyor ki, bu açıklamayı yaparken bile hesap vermeyeceğinden emin. İşte tam da bu yüzden, Türkiye’de hukuk artık güvenilecek bir kurum değil, korkulacak bir silaha dönüşmüş durumda.

Yalan, torpil, iftira kol kola! Burada yalnızca bir şahsın kirli ilişkisi değil, devlet kadrolarının nasıl bir yalan ve torpil ağına teslim edildiği ifşa olmuştur. Devletin kurumu, iftiraya kadro veren bir çarka dönüşmüşse, bunun adı kamu görevi değil organize çürümedir.

Erdoğan, belgelerle yargılandı ama tutuksuzdu. İmamoğlu, gizli tanık uydurmasıyla sabaha karşı evinden alındı, tutuklandı. Aynı görev, aynı suçlama ama bambaşka bir hukuk. Bu çifte standart, adalet değil siyasi intikamdır. Detayları görmek için haberi mutlaka okuyun.

Delilsiz, gizli tanıkla, uydurma gerekçelerle tutuklanan Mahir Polat ve arkadaşlarının maruz kaldığı hukuksuzluğu görmek için bu haberi mutlaka okuyun. Bu dava değil, açık bir siyasi intikam resmen. Adalet böyle katledilirken kimse susmamalı!

Bir tarafta devleti, yargıyı, medyayı, hukuku ele geçirmiş, rakiplerini hapse atan, halkı yoksullaştıran artık seçimle bile gitmemeyi göze almış bir düzen var. Diğer tarafta bu karanlığa karşı tüm imkânsızlıklara rağmen mücadele eden insanlar… Bu ikisini aynı kefeye koymak konforlu bir körlüktür.

Mahir Polat’a reva görülen muamele, Türkiye’de adaletin kimler için işlediğini, kimler içinse sistematik bir işkence aracına dönüştüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. Kalbinde 6 stent olan, 4. anjiyosunu geçiren bir adamın ısrarla tutuklu yargılanmaya devam etmesi işkence değilse nedir?

Bu ülkenin meydanları kimsenin tapulu malı değil. Bu halk, sizin lütfunuzla değil anasının ak sütü gibi helal olan anayasal hakkıyla sokağa çıkıyor. Burası gerçekten hukuk devleti olsaydı, bunun gibi milleti mafya ağzıyla tehdit edenler çoktan yargılanırdı.

Bahçeli ortaya çıktıysa iyi ama Türkiye’nin gerçek gündemi anayasal hakkını kullandığı için cezaevine atılan 301 üniversite öğrencisidir. İftirayla, kumpasla, yargı suikastıyla siyasetten tasfiye edilmek istenen Ekrem İmamoğlu’dur. Gündem, gözaltında polis tacizine uğrayan kadınlardır.

Diploması iptal edildi, evi basıldı, terörist muamelesi gördü, tutuklandı, ailesi ve ekibiyle birlikte cezalandırıldı. Ama o hâlâ umut veriyor, dimdik ayakta. Geri adım atmıyor, sinmiyor, tehditlere boyun eğmiyor. Türkiye’nin geleceğinde İmamoğlu’nun cesaretinin ve direncinin izi olacak.

Türkiye’de siyaset halka hesap verme işlevini yitirmiş, karanlık odaklar arasında yönetilen bir tiyatroya dönüşmüş durumda. Bahçeli’nin akıbeti sadece bir kişinin sağlığıyla ilgili değil bu rejimin halka karşı şeffaflık, dürüstlük ve saygıdan ne kadar uzaklaştığının en somut göstergesi.

İmamoğlu milletin vicdanına sesleniyor. 19 Mart’tan bu yana yaşananların Türkiye’nin egemenliğine, demokrasisine ve halkın iradesine yapılmış bir darbe olduğunu bıkmadan usanmadan dile getirmek gerekiyor.

Türkiye Mahir Polat gibi adamları korumayı değil, tüketmeyi seçiyor. Ona terörist diyenler, onun ihya ettiği yapıları 20 yıl boyunca çürümeye terk eden kişiler. Çok yazık.